Kime sorsan nasılsın diye; çok yoğunum diyor. Yani çok meşgulüm demek istiyor

Kime sorsan nasılsın diye; çok yoğunum diyor. Yani çok meşgulüm demek istiyor

Kime sorsan nasılsın diye; çok yoğunum diyor. Yani çok meşgulüm demek istiyor. Günlük konuşma dilimize iyice yerleşen yoğunum kelimesini sıklıkla duyuyoruz. Tabii ki nasılsın sorusunu soracağın kadar vakit ayırmışsa sana, yani telefonunu açmışsa, karşılaştığında durup konuşmuşsa sorabiliyorsun.
Öyle bir yoğunluk ki kadın kocasının, koca karısının, arkadaş arkadaşın, çocuk babanın- annenin, anne-baba çocuğunun, eşin, dostun, akrabanın, komşunun, yani herkesin biri birine zaman ayırmadığı şikayetleri var. Şikayetin sebebi; yoğunluk…

Bu yoğunluğun karşılığında bir üretimin, değişimin, fazlalaşmanın olması gerekmez mi? Öğrenciyse daha başarılı, daha çok kitap okuyan, araştıran… Akademisyense daha çok makale üretmesi, daha çok laboratuvarda çalışması, daha çok kitap üretmesi… İş adamıysa, ticaretle uğraşıyorsa daha çok zengin olması, işlerini büyütmesi… Memursa, bürokratsa görevini hakkıyla yapıyor olmasıyla o kurumlarda sorunların çözülmesi, sorunsuz hale gelmesi ve bireysel olarak da kıdem alması… Hangi işte çalışıyor, hangi uğraşa sahipse nefes alamıyor gibi yoğunluk yaşayıp bir adım ileri gitmesi gerekmez mi? Bu kadar yoğun toplumun sosyal, ekonomik, siyasi, kültürel sorunlarının olmaması gerekmez mi?

Tabii ki gerekir ama iyi bir gözlemle, bu kadar yoğunluğun altında, adeta insani olan her şeyden uzaklaşıp sosyal ve iletişim sorumluluklarını yerine getirmekten uzaklaştırıp kimsede bir ilerleme de sağlamıyor. Sağlamadığı gibi sorunlar yumağı her geçen gün daha da büyüyor…

Bu yoğunluktan, sosyal çözülme hızlanıyor ve bireylerin mutluluk düzeyleri düşüyor. Paylaşmayan, konuşmayan, gülmeyen, sevmeyen, anlamayan, başkasını düşünmeyen mekanikleşen bir insana ve bu insanların hatta bu aygıtların oluşturduğu bir topluma doğru gidiyoruz.

Acaba zamanı mı doğru kullanmıyoruz, planlamıyoruz, yoksa bilinçli bir kaçışın mazereti olarak yoğunum mevziisine mi gizleniyoruz? Bu ucu açık sorunun cevabını herkes kendince bulmalıdır…
Belki de zamanın bereketi kalmamıştır….
Burada bitiriyorum yazıyı, “çok yoğunum…”

18 Nisan 2018 - 12:10

admin

246 views

0 Yorum



Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Benzer yazılar

    Kalbim Seni Cok Sevdi -Avrupa Sohbet Belcika Sohbet Hollanda Sohbet Türk Sohbet

    20 Eylül 2018

    68 views

    Kalbim Seni Cok Sevdi -Avrupa Sohbe..

                                                                                                                                                     ...

    Sohbet Almanya Ask Siiri

    27 Haziran 2018

    232 views

    Sohbet Almanya Ask Siiri

    AŞK                                                                                                        ...

    Ben Seni Uzaktan da SEVERİM

    10 Mayıs 2018

    252 views

    Ben Seni Uzaktan da SEVERİM

    Ben Seni Uzaktan da SEVERİM…!!!!Yanımda Olamaman Önemli Degil…!!!Mutlu Oldugunu Bileyim YETER …!!!!Ben Seni Uzaktan da SEVERİM..!!!!!Ne Çıkar...

    Seni Düşünmek

    08 Mart 2018

    468 views

    Seni Düşünmek

    Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey, Dünyanın en güzel sesinden En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey… Fakat artık ümit yetmiyor bana, Ben...


Haydi Sende sohbetkalbim.net Sohbet Odalarına katıl ve sohbet odalarının farkını yaşayın! ücretsiz chat odaları sitesi sohbetkalbim.net

Neden Biz!

  • Kaliteli
  • Daimi
  • Eglenceli
  • Seviyeli